Kimisi altını çizer, kimisi kitabına kıyamaz da kağıt koyar oraya. Tekrar dönüp okumak için. İşte o paragrafları istiyoruz, okuduğunuz yerli romanların en sevdiğiniz yerlerini.
Yazın, hangi romandan aldığınızı belirtin ve bize gönderin.
Hemen yayına alalım.
iki yeşil susamuru, buket uzuner, sayfa 113-114 Gönderen: hilal erzurum
İnsan yaşamının ne çok eğer, saydım, sevdim lere bağlı olduğunu tesadüf ve rastlantıların yaşantımızı nasıl yönlendirdiğini görüyorum. Bir de ufak tefek, küçük kararlarımızın hayat akışımızı nasıl irice etkılediğini.
göçmüş kediler bahçesi. birinci masal. avından el alan., bilge karasu,
Gönderen: semih özkarakaş
Ölüler her şeyi bilir; öğrenmenin yolu da ölmektir. Ölüp yok olan, ölülere karışan, yerin, suyun altına inip onlardan salık alan, gökyüzüne, onun da ötesine çıkıp ışığı, aydınlığı, bilgeliği oradan, çiçek derer gibi, yanına alıp gövdesinin dağılmış parçalarını yeniden bir araya getirerek, tazelenip yeniden doğmuş gibi yeryüzüne dönerek insan arasına karışandır ki bilinecek her şeyi bilir.
Ah Benim Akortsuz Kalbim, Ayşe KİLİMCİ,
Gönderen: Şule Uğurlu
* Derdini dökersen, o dert döktüğün kişiyi yakmaz ama, içindeki köz söyleyince söz olup soğur. Sır sakladıkça dostundur, ama, biriyle paylaştığın vakit, düşmanın olup çıkar. (s.20)
* Kalp kırılmeycek, yapacak ustası yok çünkü. (s.104)
Balakan Sokağı, Talat Akıncıoğlu, s.129 Gönderen: Şule Uğurlu
"Ağlamanın tarifi olmuyor işte."
Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, George Orwell, s.269 Gönderen: Şule Uğurlu
"Eskikonuş tümden sindirildiği zaman, geçmişle olan son bağ da koparılmış olacaktı. Tarih, o sırada yeniden yazılmış durumdaydı, ama geçmiş yazın yapıtları henüz bütünüyle değiştirilmiş, yetkin bir sansür işleminden geçirilmemişlerdi. Eskikonuş´u kullanabilen bir kişi, bunları rahatlıkla okuyabilirdi. Bu parçalar gelecekte yaşama şansını korumuş olsalar bile, anlaşılmaz ve çevrilmeleri olanakdışı olan şeyler olacaklardı. Teknik alandaki ya da günlük konuşmalardaki sözcüklerin ya da öğretilere uygun düşen Eskikonuş sözcüklerinin Yenikonuş´a çevrilmeleri olanaksız gibiydi. "